28 Kasım 2011 Pazartesi

Kaysın KULİYEV

Kaysın KULİYEV
Çeviren: Ufuk Tavkul
(1917-1985) Karaçay-Malkar şairi. Malkar köylerinden Ogarı Çegem’de doğdu. Küçüklüğü dağlarda çobanlık yaparak at sırtında geçti. Edebiyata olan yeteneği bu yaşlarda ortaya çıktı. Çegem’de orta okulda okurken şiirler yazmaya başladı. 1935 yılında Moskova’da Lunaçarskiy Tiyatro Enstitüsüne girdi. Aynı sırada Edebiyat Enstitüsü’ne de devam etti. 1940 yılında İkinci Dünya Savaşı’na giren Sovyet ordusunda askere alındı. 1944 yılında bütün Malkar halkıyla birlikte Orta Asya’ya sürgüne gönderildi. Sürgün dönüşü 1958’de Moskova’da edebiyat derslerine devam etti. İlk şiir kitabı Salam Ertdenlik (Selam Sabah) 1940’ta yayımlandı. 1958 yılında şiirlerinin iki ciltlik antolojisi çıktı. 1966 yılında yayımlanan Caralı Taş (Yaralı Taş) adlı şiir kitabı Maksim Gorkiy Devlet Ödülünü kazandı. 1974’te yayımlanan Cer Kitabı (Yer Kitabı) adlı şiir kitabı Sovyetler Birliği Devlet Ödülü’nü kazandı. Karaçay-Malkar şiirinin en büyük ustası kabul edilen Kaysın Kuliyev şiirlerindeki güçlü tasvirler, anlatım gücü ve zengin hayal dünyası ile bütün Sovyetler Birliği şairleri arasında önemli bir yere sahip oldu. Yaşadığı sıkıntı ve eziyet dolu hayat, Kafkasların dağ zirveleri arasında zor bir yaşantı sürdüren Karaçay-Malkar halkının hayat mücadelesi, sürgün yıllarındaki vatan özlemi onun şiirlerinin konuları arasında yer aldı. Eserleri: Salam Ertdenlik (Selam Sabah) (1940), Caralı Taş (Yaralı Taş) (1966), Cer Kitabı (Yer Kitabı) (1974), Nazmula (Şiirler) (1988), Cazganlarını Üç Tomlu Cıyımdıgı (Eserlerinin Üç Ciltlik Antolojisi) 1981.Onların 

yurdum

Oy, destanların yuvası – yurdum,
Oy, yiğitlerin anası – yurdum,
Temiz sularını içiren yurdum,
Büyüten, hayat, güç veren yurdum.

Seni düşmana bırakıp gitmekten,
Kanlı düşmanlarımıza terk etmekten,
seni esir etmesinden,
Kirli askerlerinin çiğnemesinden ise,

Son kurşunumu atarım,
Savaşta kartal gibi vuruşup.
Seni kucaklayıp, ölüp yatarım,
Göğsümü düşman kurşunu delip.

Korkak ayağımın senin bir çöpüne
Basmasından ise, kahraman ölüm
Yatsın kutsal göğsünde!
Sana düşmanın sahip olduğunu görüp,

Durmadan kalbim kömür olarak,
Onu savaşın ateşleri çiğnesinler.
Taşların kızdırdığı toynaklarıyla,
Geçsinler cesedimin üzerinden!

Düşmanın dövdüğü, eziyet ettiği anaları
Gitmektense bırakıp geriye,
Kahraman ölüm yatsın onların
Önünde, kan lekesi yamçıda.

Onların kederli oğullarının
Korkak arkama geçmelerinden ise,
Aksınlar anaların gözyaşları
Savaşta ölen cesedimin üzerine.

Kuşların kanat sesini
Korkak kulaklarım ile duymaktansa,
Ölümün üzerinde uçsunlar kuşlar,
Kız kardeşlerim gibi ağıt yakarak.

Mingi Tav (Elbruz Dağı) Seni düşmana bıraktığımı
Gözlerimle görmektense,
Saçımı kahramanca ölen başımda
Hüzünlü ayazınla okşa sen.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder